Sanat camiasının şimdiki zaman sıfatları bunlar. Yaş almış bir sanatçıyı betimlemek için her yerde kullanılan bir dil. Pop kraliçesi, arabeskin kralı, kraliçe adayı… Böyle sürüp gidiyor işte.
Yıllar öncesinde ‘baba, küçük, dost, büyüğümüz’ gibi yakıştırmalar yerini krallara kraliçelere bıraktı. Eskinin mütevazi, gelenekçi dili yok oldu, şimdilerde daha sıra dışı, herkesten farklı, hafif narsizm kokan yakıştırmaları daha popüler. Belki yeni nesil için oluşturuldu, bunu da düşünmek lazım. Ama bir yandan da gelinen noktaya bakılacak olursa, eskiden birlikte verilen pozlar, içimizden gibi duruşlar, daha samimi ve destekçi davranışlar camiada azaldı, yerini tek ama başarılı, kral ve kraliçe tek koltukta imajlarına bıraktı. Hal böyle olunca kralların ve kraliçelerin ifadeleri de yenilendi; rakibim yok, herkes beni taklit ediyor, yeni neslin çok işi var gibi söylemler prim yapar hale geldi. Yeni sanatçılar çıkış yaparken kendilerini bu kral ve kraliçelerin kanatları altında buldu. Biri ya da birileri ile iyi geçinmek, onları desteklemek zorunda kaldılar. Sanatın özgürlüğü devam etse de sanatçı engellenir oldu. Kimse prens ya da prenses olmak istemiyor.  Şunu da belirtmek lazım, yetenek başlı başına yetmez, yetenek ile deneyim bir arada olunca anlam kazanıyor. Bu her iş için geçerli, sadece sanat camiası için değil. Ama sanata dair bir kelam etmek gerekirse, sanatçı kral ya da kraliçe olamaz. Sanatçı hep çırak kalmalı ki üretebilsin. Sanat kibir sevmez, kibirliye de ilham perisi gelmez. Burada deneyimi öne alıp bakmak lazım. Deneyim açısından farklı olunabilir ama yetenek hepsinde olabilir. Oyuncu, şarkıcı ve diğer sanat dallarında olan arkadaşlar bence siz hep çırak kalın, Oldum’la olmuyor. Tam oldum dediğin an, kaçıyor her şey. Bırakın değerinizi halk versin, siz değerinizi satışa çıkarmayın, dile getirmeyin.

 

Gizli bir taht varmış, o tahta oturmak içinmiş tüm çaba. Herkes mesleğinde en iyi olmak ister peki en iyi kavramı ne? Sayılara indirgersek, nicelik açısından bakmış oluyoruz, yani rakamlar. Ama iyi kavramı nicelik sevmez o nitelikle ölçülebilir. Mesleğinde iyi olmak demek, mesleğinin hakkını vermek demek. Rakamlara dökülen anca kanka hesabı olur. Ve şunu da unutmamalı, mesleklerin tam olarak hakkını veremeyiz. Sadece en iyi olabilme çabasında kalırız zaten iyi yapanda budur. Toplum olarak meslekleri, kutsal meslekleri icra edenleri aracı gibi görmeye başladığımız zaman anlayacağız taht yok. Varsa da bir yerlerde oturan kalkacak ve yeni gelene bırakacak.

 

Ne dersiniz?
Bu kadar kral kraliçe prens prenses varken

Kim çırağım diyebilecek erdemde olmak ister?

5 thoughts on “KRALLAR KRALİÇELER DİYARI”

    • Rabia
    • posted on 1 May 2017

    Yaziniz cok guzel tesekkur ederim acaba biz genc nesil nasil bundan kurtuluruz etrafimizin ovguleri adeta set gibi kaliyor onumde sadece ovgu duymamiz yetiyor daha iyisini yapmak icin caba sarfetmiyoruz

    • filiz aksu
    • posted on 1 May 2017

    iste en sonunda zaten yazmissiniz isin sirrini askim
    bey. isin sirri nedir. nerde, hangi kademede, hangi yukarlarda olursan ol ben
    bir ciragim ve daha ögrenmem gereken cok sey var diyebilmek. mütevazilik. iste eskilerde hep bu vardi. onlar hic büyüklenmiyordi. simdikiler öylemi ya? herkez daha yolun basindayken ben oldum
    tamamdir edasinda. bu cok yanlis. herkez mutlaka mütevazı olmayi ögrenmeli ve bilmeli bence. bu arada yazilariniz, düsunce ve aktardiklariniz harika. bende bir psikolog danismani olarak herzaman takib ediyorum
    sizi seve seve. berlindeki seminerinizede büyük ilgi ile geldim ve müthis memnun kaldim.
    bir cevap yazar yada iletisime gecersiniz memnun olurum.
    filiz aksu

    • suat
    • posted on 1 May 2017

    İşte bu yuzden ben sana kral demiyorum abimm diyorum bu kadar yakinlik belirten bir kelimeyi kullaniyorum sana karsi sana muhteşem insan diyorum muhtesem prens degil iste bu yuzden varligina sukrediyorum yuregine saglik yeniden harfleri birbirleriyle yaristirmis kelimeler birbirini takip etmis cumleler tüm doğruyu olmasi gerekeni anlatmis iyi ki varsin abicim #MardindenSevgiler

    • Hacer Özer
    • posted on 1 May 2017

    Ne şahane bir tespit. Kaleminize ve zihninize sağlık. Sanırım popüler kültür egoyu çok seviyor. Hoş sadece sanat camiası için bunu söylemek doğru değil. Ego hepimizde mevcut. Bununla başa çıkmak yerine, onu indirgeyip öze daha yakın olmak yerine hazzı tercih edip çoğu zaman mutlu olduğumuzu sanıyoruz ve devam ediyoruz. Sanmak; -miş gibi. Kendimizi kandırıyoruz. Bunlar mutluluk getirmez. Farkındalık çok önemli bu durumda. Ve ben size bu konuda sonsuz teşekkür ve takdirimi iletmek istiyorum. Bana ve bir çok insana bakmanın ötesinde görmenin asıl mesele olduğunu farkettirdiğiniz için. İyi ki Varsınız ????????
    Hoşçakalın.

    • Güzin
    • posted on 1 May 2017

    Evet halk olarak kesinlikle bunun farkındayız;yani ben oldum diyen herhangi bir sanatçı mutlaka bir düşüşe geçiyor ve bu bizim izlemememiz, dinlemememiz sonucunda oluyor.fakat nedense bunu farkettiremiyoruz sanat camiasındaki insanlara.eğer tek bir taht varsa oda o sanatçıyı sevenlerin kalbi, bunun dışında hep çırak olduklarını kabul edip daha hoş eserler ortaya çıkarabilirler belki. Sezen Aksu’nun Yıldız Tilbenin hala efsane şeyler üretmesinin tek sebebi bu bence. Sevgiyle kalın kaleminize sağlık saygılar ????????

Comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*