Ölüm böyle bir şey işte, geride kalanı iyileştirir sadece. Geride kalanın zihnini alt üst eder. Tüm fikirleri düşünceleri birbirine katar. Aslında hafif dağıtır kafayı ve iyidir bu dağıtmalar.

Şimdi ne demek bu diye düşünebilirsiniz!

Kim ölürse ölsün, zamanla kalanların zihninde bir soyutlama başlar. Yani yaşarken ne eklediysek gidenin üstüne, hepsini soyarız.

İnsan aklını kullanmadığı zaman yanlış düşünce kalıpları ve öteki inancı ile doldurur zihnini. Kendi gerçeğini muhafaza etmek adına farklı olandan korkar. Bunu etrafındakiler yaşarken onlara karşı kullanır. Bir kaç gün önce aramızdan ayrılan değerli gazeteci Tayfun Talipoğlu için yapılan binlerce yoruma göz attım. Yaşarken kimliklerle ilişki kurarız ama o kişi ölünce kimliği, inancı, ideolojisi de gittiği için insan haliyle ilişkimiz devam eder. Yani sonuç; ne olursa olsun o da insan, Allah rahmet eylesin, bize yakışmaz ölü arkasından konuşmak. Demeye başlayan binlercesi kalır geride.

Eee soralım o zaman; yaşarken arkadan konuşmak neden? Ölmeden ölmeli insan, sözü buraya tam oturmadı mı? Zihnindeki etiketleri öldür, etiketlediğin ölmeden.

Yıllarca Anadolu Anadolu gezip bam telimize dokununca, geleneklerimizi yaşatan programlar yapınca, ne değerliydi Tayfun abimiz. Kalkıp bir iki siyasi düşüncesini söyleyince mi rahatsız oldular bazı zihniyetler? Hemen alıp onu da koydular mı öteki zindanlarına? Halkın içinde bazı beyinleri eleştiriyorum, elimde değil. Değerliye değerini vermek için neden ölmesini bekleriz? Çünkü ölüm, kalanı iyileştirir. Kalanın zihninde gidenle ilgili fikirlerinden pişmanlık başlatır, yaşı, kaşı, kimliği, deneyimleri, kıyafetleri her şeyi gider ölenin. Kalan çıplak bir insandır. İşte zihin çıplaklığı görünce ölenin ardından, tek bir söz söyler; Tayfun Talipoğlu değil, insan öldü. Eleştirilen ya da sevilen Tayfun Talipoğlu yaşayacak, insan yanı öldü. İşte asıl olan soru çıkıyor karşımıza; bizim ölene karşı düşüncelerimiz mi değişiyor yoksa arkasından konuştuğumuz için kendimizi mi suçluyoruz?

Bence suçla, konuşuyorsan suçla.

Yoksa, yaşayan değerlere, zihnimizdeki korkular yüzünden değer vermezsek insanlığın BAM teli kopacak.

Comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*